Niye tuttugumu bilmiyorum ama Galatasarayliyim. Liseli amcam ve dedemin etkisi olabilir mi?
Pek tabii ki ama, Galatasarayin maci olmadi mi 15dk sonra sıkılan bır adam olarak; sanırım futbol değil, sadece Galatasaray taraftarıyım.
Nedense de tribünden taküp edecek kadar destekliyorum ama sanırım o kadar da futbolu sevmiyorum. Ama tabii ki çok güzel seviyormuş gibi yapıyorum.
Neyse bu pazar kazanırsak, ben de tribünden bol bol salyalar saçarak bağırabilirsem muhteşem bir pazar gecesi uykusu geçireceğim ve de bu haftalık pazartesi sendromundan kurtulacağım.
Bu da öyle aptal bir şey işte, kaybetsek te zehir olacak akşamım ve seyretmek istemediğim veya seyrederken sıkılıp yarıda kestiğim dizileri seyrederek kendime saat sabahın 3-4ünü kadar işkence yapacağım. Zira tüm sevdiğim dizilerde up-to-date'im.
Friday, March 26, 2010
Wednesday, March 10, 2010

Evet Ben! Herkese "kardeşim biz 94 ten beri internet 90dan beri bilgisayar kullanıyoruz o zaman türkçe klavye yoktu, böyle alıştık. Anam benim Xp im bile ingilizce, Türkçesini anlamıyorum. heöy." diyen ben. Bloga başlarken türkçe klavyesiz bilgisayarımda "bölge ve dil seçenekleri" nden tekrar türkçeyi alternatif dil olarak seçtim ve türkçe yazıyorum. Ne zor yeni bir şeye alışmak.
Niye öyle yaptım bilmiyorum. Bu şekilde olması gerekiyor gibi geldi. Allahın belası "i" harfi soktuğumun klavyesinde niye en sağda kardeşim biri açıklasın. Yani sanki "j" harfi hiç kullanmıyoruzda. Bari "ı" yı koyaydınız oraya. Neyse bir avantajı varmış rahat rahat "sıkıldım$" yazabiliyorum. Sıkıldım, sıkıldım, sıkıldım. oh be!
Zaten bilgisayarın recvoerysi silindi diye touch pad mouse unun hassaslığını ayarlayamıyorum. yazı yazarken üflesem cursor nerdeyse yazı ordan devam ediyor. Tam konsantre yazarken bir bakıyorum başka bir kelimenin içine yazmışım... Copy paste e de üşeniyorum.
Ama sıkıldım, sıkıldım, sıkıldım... Oh be!
Niye öyle yaptım bilmiyorum. Bu şekilde olması gerekiyor gibi geldi. Allahın belası "i" harfi soktuğumun klavyesinde niye en sağda kardeşim biri açıklasın. Yani sanki "j" harfi hiç kullanmıyoruzda. Bari "ı" yı koyaydınız oraya. Neyse bir avantajı varmış rahat rahat "sıkıldım$" yazabiliyorum. Sıkıldım, sıkıldım, sıkıldım. oh be!
Zaten bilgisayarın recvoerysi silindi diye touch pad mouse unun hassaslığını ayarlayamıyorum. yazı yazarken üflesem cursor nerdeyse yazı ordan devam ediyor. Tam konsantre yazarken bir bakıyorum başka bir kelimenin içine yazmışım... Copy paste e de üşeniyorum.
Ama sıkıldım, sıkıldım, sıkıldım... Oh be!
Private Lives

En sonunda "private lives" ı da seyredince dayanamadım. Taylor'ın sevgilisi bayağı etkiledi anlaşılan.
Kaç zamandır bir blog açıp yazmayı düşünüyordum ama bir türlü başlangıcı yapamadım ve maalesef başlamak benim için işin yarısını bitirmek değil.
Amacım kendimi paylaşmak değil; daha doğrusu burası sayesinde insanların beni burdan tanıması değil.
Çok okunup buna sevinmek, milyonuncu okuyucuyu sayfadan duyurmak ta değil. Yok herkes gibi çok severim başarılı olup böbürlenmeyi ama burası benim aradığımı bulacağımı düşündüğüm bir yer.
Kaç zamandır bir blog açıp yazmayı düşünüyordum ama bir türlü başlangıcı yapamadım ve maalesef başlamak benim için işin yarısını bitirmek değil.
Amacım kendimi paylaşmak değil; daha doğrusu burası sayesinde insanların beni burdan tanıması değil.
Çok okunup buna sevinmek, milyonuncu okuyucuyu sayfadan duyurmak ta değil. Yok herkes gibi çok severim başarılı olup böbürlenmeyi ama burası benim aradığımı bulacağımı düşündüğüm bir yer.
Burası üniversiteye girerken terkettiğim ve utandığım için ilkokuldan beri tuttuğumu kimseyle paylaşmadığım günlüğümün bana verdiğini sandığım şeyi geri kazanmak için başlattığım bir yer.
Bir yere yaz rahatla! Amaç sanırım bu.(yazar bu yorumunu değiştirme hakkını saklı tutar$)
Bir yere yaz rahatla! Amaç sanırım bu.(yazar bu yorumunu değiştirme hakkını saklı tutar$)
Nerden çıktı blog merakı? Tabii ki başka blogları okumaya başladıktan sonra.
Hele benim gibi olanın ve düzenin devam ettirilmesini seven bir insan, olmuş olana da "eski" diyemeyen bir insan niye oturup internete yazar. Bunun da makrosu, niye milyonlarca insan bugün blogcu?
Sanırım ve altını çiziyorum sanırım, artık bizim jenerasyon tüm günlük işlerinde veya işşiz olarak evde otursa bile öyle veya böyle bilgisayar kullandırıldığı için ve de her "wise" kişi işini bir şekilde bilgisayar kullanarak yapmayan insalara öyle yapması gerektiğini söylediği için hepimiz şu anda muhtemelan ince, beyaz bir ekrana bakıyoruz. Ve kabul etmek gerekir ki iş saatlerimiz içinde az veya çok kaytarıyoruz; o gün çalıştığımız yerde 14 saatlik işimiz olup her şekilde o gün orda vakit geçireceğimizi bilsek bile, işimizle alakası olmayan birşeyle uğraşıyoruz. Önümüzde de bu bok olduğu için onunla uğraşıyoruz. İnsan arka arkaya hergün bir yere kadar araba beğenir, gazete okur, takımının haberlerini takip eder, özel emaillerine bakar, ne bilim seyahat planı yapar vesaire; sonra sıkılır(mışmış). E sonra blogları bulduk, okuyacak bizi ilgilendiren veya ilgilendirmeyen merakımızı giderecek şeyler.
"The capacity of human beings to bore one another seems to be vastly greater than that of any other animal." Mencken$
ama milyon kişinin sıkıldığını bile birileri beğenebilir.
Sanırım ki bir de internet bize yazdığımız yerde istediğimiz kişi olmayı, çok ağır belki ama konstantli yalan söyleyebilmemizi sağlıyor. Yani aslında boktan"surrogate" filmindeki saybork kopyalarımız aslında var ve burada yaşıyor.
Zaten notepad de boş sayfa açıp arada boşboş yazıyordum, bari burada düzenli olacaklar. aradığımı bulacağım çünkü bok yiyen google istediğiniz varsa zaten buluyor.
10 yaşında ismi vardı ve RoSe idi, girmek istediğim okul ve de sevdiğimi sandığım kızın ilk iki harfi; şimdi ise aklıma gelen boktan bir isim.
self disciplin provides self confidance diyelim ve de yazmak üzere başlayalım.$
Subscribe to:
Comments (Atom)